27 Kasım 2009 Cuma

BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN...




Nefes almak bayramdır mesela; günün birinde soluksuz kalınca anlar insan...
Görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir; sevmeninkini yalnızlık...
Bayramdır, elden ayaktan düşmemek, zihinden önce bedeni kaybetmemek
Kurda kuşa yem olmayıp "Çok şükür bugünü de gördük" diyebilmek...
”Sevdiklerinle geçen her gün bayramdır”
Küsken barışmak, ayrıyken kavuşmak, suskunken konuşmak bayramdır.
Sevdiklerinizle beraber huzurlu,mutlu bir bayram geçirmeniz dileğiyle...
Mutlu bayramlar

24 Kasım 2009 Salı

ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLU OLSUN :)














Yoğun tempoda geçen bir geceden daha merhaba :) Saat 00:30 olmakla birlikte siparişlerimi henüz yarılamış bulunuyorum. Bir çay içmek, biraz da olsa dinlenmek, bu güzel ve özel öğretmenler günü kurabiye buketini sizlerle paylaşmak istedim. "Özel Tasarım" kelimesinin anlam kazandığı bu özel günlerde, özel çalışma yapmak çok önemli bana göre. Bu sebeple içime sinen bir buket oldu diyebilirim. Şimdi güneş ilk ışıklarını gösterene kadar diğer buketlerime ve pastalarıma devam edeceğim.
Bu arada öncelikle beni yetiştiren ve bugün geldiğim noktada, attığım her emin adımda emeği olan tüm öğretmenlerimin, sonrasında ise kızıma hem bir öğretmen, hemde bir babadan farksız sevgi ve şevkat ile davranan değerli öğretmenimiz Vahit Kaya'nın ve tüm öğretmenlerimizin bu özel gününü kutluyorum. İyi ki varsınız...

21 Kasım 2009 Cumartesi

DENİZ TEMALI PASTA VE KURABİYE SEPETİ











Hepinize mükemmel bir haftasonu diliyorum. Sanıyorum söze gerek yok. Fotoğrafların bolluğundan anlaşılacağı üzere cumartesimi bol bol çalışarak geçirdim :) Yarın ise yeni bir gün ve güzel süprizlere gebe :) Şimdi müsadenizle oğlumun yanına kurdurmaya gidiyorum :) zira 15 dakikadır kapının arkasına saklanıp garip sesler çıkartmakta yani kısaca beni ye demekte :) Kızım ise babaannesi ve halası ile muhtemelen ya salata hazırlıyor, ya mantı açıyor yada örgü örmek için çabalıyordur bu saatlerde :) İçinize sinen, bol bol dinlendiğiniz, keyifli bir hafta sonu geçirmenizi diliyorum.
Görüşmek üzere...

19 Kasım 2009 Perşembe

ÇAPKIN BEBEK PASTASI





Ağzındaki emziğe bakmadan sen kalk, iki manken kızı arabaya at üstüne birde direksiyona geç :)
Akşam 21:00 gibi pastamızı teslim ettikten sonra sabahın 10:30'unda telefon çalınca ve arayan pasta sahibi olunca biraz şaşırdım :) Daha önce de kestaneli pasta yapmıştım ancak bu sefer kendimce yeni şeyler ekleyerek ve klasik tariflerin dışına çıkarak yeni bir reçete oluşturdum. Telefonu açtığım an pasta sahibimiz Sergül hanımın mükemmel diye tanımladığı tat ve övgü dolu güzel sözler ile karşılaşmak beni delicesine mutlu etti...
Daha önce de bahsettiğim gibi pasta yapmak ayrı keyif, pasta sahiplerinden parti sonrası beğenilerini, övgülerini duymak ayrı keyif...
Kurabiyeler ise özellikle benim çok hoşuma gitti. Oldum olası beyaz & kırmızı ve lacivert renklerini bir arada görmeyi çok severim. Sepeti ile birlikte renk ve konsept çok içime sindi.
Buradan çapkın Poyraz'a nice sağlıklı, mutlu ve başarılı yıllar diliyorum. Duyduklarıma göre pastasını yemeye manken kızın göğsünden başlayan Poyraz anne ve babasını biraz yoracak gibi :)) eee o kadar olsun değil mi ?
Esen Kalın...

18 Kasım 2009 Çarşamba

HEP PASTA, HEP PASTA OLMAZ Kİ !



Bu fotoğraf için tek kelime dahi yazmak istemiyorum zira kelimeler bu duyguyu anlatmak için eksik. Yüreğim dolu, dolu. Bildiğim tek şey bu fotoğrafın GERÇEK AŞK olduğu...

17 Kasım 2009 Salı

PAMUK PRENSES VE 7 CÜCELER


Hepinize sağlıklı ve mutlu bir hafta diliyorum. Oldukça yoğun geçen bir hafta sonundan sonra dün güzelce dinlenebildim. Zira sipariş pastalarımı cuma akşamı başlayıp, hiç ara vermeden, uyumadan, hatta öğün bile atlayarak pazar günü öğlene doğru bitirebildim. Toplamda 3 ayrı parti için 100 kişilik pasta ve kurabiye yapmış oldum. İşin ilginç tarafı daha önce sürekli masa başı çalıştığım halde yorulur ve kendimi çok bitkin hissederdim. Pastaların içinde ise ne açlığımı nede yorulduğumu hissetmiyorum. Bir bakıyorum sabah olmuş, bir bakıyorum akşam :) Hakikatten insanlar sevdikleri işi kesinlikle yapmalı. Hayat mutsuz işler yapmak için çok kısa.

Samimi söylüyorum bu pasta hiç bir zorluk yaşamadan nasıl tarif etsem tereyağından kıl çeker gibi yaptığım bir pasta oldu. O kadar zevkle çalıştım ki... Resmen pastanın konsepti içinde kaybolup, o şeker evin bahçesinde oynadım, çitlerinden atladım, 7 cücelerle saklambaç oynadım, pamuk prensese zehirlenmeden yemesi için koca bir sepet elma verdim :) Kısaca bir süreliğine de olsa çocuk oldum :)

Pastamız çikolatalı pandispanya, çikolatalı krema arasına PASTA AŞKI üretimi kavrulmuş antep fıstığı, fındık ve badem krokandan oluştu. Yanında ise tarçınlı ve limonlu pasta ile aynı renklerde ve temada kurabiyelerimiz vardı. Aslı hanım parti sonrası arayarak beğenisini hatta konuklarla birlikte hayranlıklarını ifade edince bana sadece güzel ve gurur verici sözlerin tadını çıkartmak kaldı.
Şimdilik aranızdan ayrılıyorum. Yoğun geçecek günler için alışveriş zamanı. Bugünü iyi değerlendirip Pazar gününe kadar lazım olan tüm malzemelerimi eksiksiz tamamlamalıyım. Bana ve hepinize kolay gele...

11 Kasım 2009 Çarşamba

SEKSİ PASTA :)


Aslında bu pasta resmini ekleyip & eklememeyi çok düşündüm. Ancak pasta sahibi facebookta bu fotoğrafı etiketleyince en azından benim dünyamdaki tüm arkadaş & dost çevresi görmüş oldu ehh bende tüm dünya görsün bari dedim. Sevgili karısına hep sitem eden ve süprizlerle dolu bir doğumgünü dileyen bir beyefendi için yapıldı bu pasta. Çikolatalı pandispanya & çikolatalı krema arasına sadece muz konuldu. Hem görsel hem tat olarak tam puan aldık :) Duyduklarım neticesinde beyefendiye öyle güzel süprizler hazırlanmış ki ardı sıra sanıyorum uzun yıllar süpriz bir parti talebinde bulunmayacak :) Buradan tekrar beyefendinin doğumgününü kutluyor eşi ve tüm ailesi ile birlikte sağlıklı, mutlu yıllar diliyorum...

07 Kasım 2009 Cumartesi

KUZUCUKLAR PASTASI


Pastalarla dolu dolu geçen bir haftasonu akşamından merhaba hepinize. Daha önce diş buğdayı pastasını yaptığım Eda büyüdü ve artık bir yaşına girdi. Doğumgünü partisine denk gelen günlerde oğlumun rahatsızlığı dolayısı ile hastanede yatıyor olsak ta, hatta minik Eda'nın annesini benim gibi Pasta Aşkı ile tutuşan başka arkadaşlarıma yönlendirsem de sağolsun o yine bildiği tat ve lezzetten vazgeçmedi. Dilek hanıma buradan güveni için sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum tekrar. Pastamız vanilyalı ve limon aromalı pandispanya & vanilyalı krema & frambuaz ve parça çikolatadan oluştu. Tema ise bana göre acaip keyifli idi :) Kuzuları oldum olası zaten sevimli bulmuşumdur. Çalışmasıda gayet neşeli oldu.
Bıraktığınız motive edici, güzel yorumlara çok teşekkür ediyorum. Takip edilmek güzel ama bir o kadar da insanın omuzlarına sorumluluk yükleyen, daha titiz çalışılmasını sağlayan önemli nokta. Artık pasta yapımına çok daha fazla vakit ayıracağım için tasarımlarımın daha özgün ve bana özel olmasını arzu ediyorum. Her ne kadar siparişi veren pasta sahiplerimiz bir çok siteden gördükleri güzel örnekleri bize sunup benzerini isteseler de sanıyorum en güzeli, özgünü ve özeli yine çok farklı bir tasarım yaratmak için çalışmak ve buna imkan tanımak. Henüz düzenimi çok net oturtmuş değilim. Çalışırken pastalarımı geceden sabaha yaptığım için gündüz pasta çalışmak bana hala garip geliyor :) Sanıyorum özellikle önümdeki yoğun geçecek 2 hafta buna da alışacağım. Bu iki hafta çok daha farklı temalarda pastalar ile geçeceği için oldukça heyecanlıyım :)
Şimdi eşim, oğlum ve kızım ile akşam yemeğinin tadını sonuna kadar çıkarmak için izin istiyorum. Sonrasında oldukça seksi bir pasta için tasarım yapmalıyım :)
Hepinize iyi akşamlar...
Esen kalın,

01 Kasım 2009 Pazar

NİŞAN PASTASI





Artık kötü ve sancılı günler geride kaldı. Benim bile hayal edemeyeceğim kadar anlamlı, her insanın bir sabrı ve aklı olduğunun ispatı :)) ayrıca aklıma geldiğinde her anından müthiş keyif aldığım, aşama aşama tadını çıkardığım bir final oldu :)) Şükürler olsun...
Umuyorum bundan sonra pastalardan, pasta tadında güzel konulardan ve gelişmelerden söz edeceğiz bol bol. Bunlardan ilki ve yine benim için ilk olan :) Nişan pastası :) Siparişi aldığım günden, pasta yapımına başladığım ana kadar biraz tedirginlik duyduğum ancak yaparken yanıldığımı anladığım, hiç zorlanmadığım ve çok severek çalıştığım bir pasta oldu. Pasta bittiğinde sürekli bakıp bakıp "şimdi nişanlı bir çift benim pastamı mı kesecek ? " diye kendi kendime sormadan edemedim defalarca :) Böylesine mutluluk ve keyif veren tatlı bir uğraşım olduğu için hatta uğraştan ziyade artık meslek diyelim :) çok şanslıyım. Sevdiği işi yapan insanlar grubuna dahil olduğum içinse gece başımı yastığıma koyduğum an dualarımı eksik etmiyorum. Şükürler olsun.
Nişan pastamız çikolatalı pandispanya, çikolatalı krema, parça bitter çikolata, kavrulmuş antep fıstığı & badem ve fındık krokandan oluştu. Nişan töreninin ardından aldığım güzel tepkiler ve devamı niteliğinde yeni siparişler beni oldukça mutlu etti. Bu arada eklenmeyi bekleyen bir çok pasta & kurabiye ve cupcake resimlerim var. Onları da sırası ile yüklemeye gayret edeceğim. Adım adım hayallerime yaklaşırken gelişen bazı süprizleride yazacağım size. Şimdi bana azıcık müsade. Kafamın içi birbirinden güzel fikirler ve hayata geçirilmesi gereken projeler ile dolu. Onları sıraya ve yoluna koymalıyım. Hepiniz allaha emanet olun.
Günleriniz pasta tadında olsun :)

22 Ekim 2009 Perşembe

ISINMAK İÇİN BİR KİBRİT YAKTIM :)



Hayat gerçekten böyleydi. İlk kararı alıyordun ve gerisi o ilk karara bağlı olarak gerçekleşiyordu. Hayat hata kabul etmiyordu. İlk kararın doğruysa işler yolunda gidiyor, ama eğer yanlış bir karar aldıysan üstelik yanlış karar neticesinde yanlış insanların arasındaysan her şey zincirleme yanlış gidiyordu. Mesela mesleğini seçerken... Hasbelkader, iyi düşünmeden, yeteneklerinin farkında olmadan bir meslek seçtiğinde ömür boyu işini zorla yapmaya mahkum oluyordun. İşinin başındayken başka bir iş yapmayı özlüyordun. Ola ki herşeye rağmen yinede yaptığın işi sevmişsen ve en doğru şekilde yapmak için çaba sarfetmişsen bu sefer çevrende bulunan yanlış insanlar seni herşeye rağmen sevdiğin bu işten soğutuyor ve uzaklaştırıyordu. Ama biliyordun ki; özgürlüğünü kullanmış, ilk kararı vermiştin ve yeniden başlamaya cesaretin yoktu.
Bazı insanlar vardı hayatta... Onlar her şeyi arkalarında bırakıp, yeniden başlayacak kadar cesurlardı. Ama sen onlardan biri olamıyordun. Bunca emek, bunca çalışmayı çöpmüş gibi bir çırpıda atıveremiyordun. Oysa göz ardı ettiğin bir şey vardı. Hayat çok kısaydı ve mutsuz olduğun işlerle zaman öldürmek, yanlış insanlarla vakit kaybetmek aynı zamanda ruhunu öldürmekle eş anlamlıydı.
Hayat kararlardan ibaretti ve kararlar birer kibritti. Doğru yerde ateşlendiğinde seni ısıtacak, çorbanı kaynatacak ateş oluyordu. Yanlış yerde ateşlendiğinde ise seni yakıyordu. Hayat öyle basite alınacak bir oyun değildi. Oyunun kurallarını bilmen ve ona göre oynaman gerekiyordu. Ama çoğu zaman oyunun kurallarını bilmek yetmiyordu. Çok daha önemli olan başka bir şey vardı. Kendini bilmek...
Ne istediğini, neyin seni mutlu edeceğini ve kim olduğunu, neler yapabileceğini bilmek zorundaydın. Ancak o zaman doğru kararlar veriyor ve mutlu bir hayata sahip oluyordun.

Ve kararlar birer kibritti...
Ya kendini yakiyordun,
Ya da ISITIYORDUN
Artık ısınma vakti :) 9 senemi ardımda bırakarak ve bundan zerre pişmanlık duymayarak yeni bir kibrit yaktım. Gelecek güzel günler beni bekler :)
Tekrar görüşmek üzere...