06 Temmuz 2009 Pazartesi

DÜĞÜN & PASTA AŞKI


Damat bey futbolcu, gelin hanım bilgisayar tutkunu olunca ortaya bu şeker pasta çıktı :) Pasta renklerini yeşil & sarı & siyah olarak tasarladım çünkü damat beyin futbol oynadığı takımın renkleriydi. Limon aromalı pandispanya, vanilyalı krema, çilek, bolca bitter parça çikolata ve romlu sostantan oluşan pastamız, evlendiği gün aynı zamanda doğum günü olan gelin hanım için çok güzel bir süpriz oldu. Her zaman ki gibi herşey tazecik olmalı takıntım nedeniyle pasta yapımına en baştan, yani pandispanyayı pişirerek saat 15:00 te başladım. Pandispanyası, kreması, kaplanıp son hale gelmesi saat 21:00'i buldu. Buldu bulmasına ama fotoğraf çekecek zaman kalmadı :) Doğumgünü şarkısı ve alkışlar eşliğinde pastanın gelişini ve insanların tepkilerini görmeliydiniz :) Kısaca hem mutlu oldum hem de çok duygulandım.
Pasta Aşkı genç çifte uzun yıllar sağlık, huzur, başarı ve mutluluklar diler... Aynı zamanda gelin hanıma da nice yıllar...

04 Temmuz 2009 Cumartesi

DİŞ BUĞDAYI PASTASI & KURABİYE SEPETİ


Herkese merhaba. Oldukça yoğun bir haftasonu. Dün gece hiç uyumadan bu sabaha diş buğdayı pastamı teslim ettim ancak benim için zorlu bir gece oldu. Karameli karıştırırken yanlışlıkla sağ el serçe parmağımın ucu yandı. Allahım bu nasıl bir acı ? Hani yanık acısını az çok biliyoruz, tencereden, tavadan ütüden oramı, buramı yaktığım oldu ama karamel nasıl bir sıcaklıksa teninize değdiği an beyniniz kafatasınızı zorluyor :) Şekerin teninize yapışması ile ciddi yanması saniye bile değil salise ! Parmağımın ucunda resmen bir parmak daha oluştu. Öylesine yanık ve baloncuk ki bir yere değecek, temas edecek diye aklım çıkıyor. Acısıda cabası. Hal böyle olunca pastayı yapmakta müthiş zorluk çektim. Elimi yıkıyorum, kurulamak dert. Figür yapıyorum ayrı dert. Üstelik sağ parmağımı herşeyden geri tutacağım diye kastığımdan sağ kolum omzuma kadar ağrıyor :) Yine de bu kadarına şükür diyorum. Oldukça uykusuzum ama yarın yeni bir hayata merhaba diyerek evlenecek bir gelin hanımın doğum günü pastası ve özel temalı kurabiyeleri beni bekliyor.
Görüşmek üzere...
Unutmadan tatlı Derin'e hayatı boyunca inci gibi dişleri ile gülümsemenin yüzünden eksik olmayacağı nice uzun yıllar diliyorum.

29 Haziran 2009 Pazartesi

BİR YAŞ KURABİYE SEPETİ


Bir yaş kurabiye sepetim. Sepetim diyorum çünkü tasarımını yapıp, kendi ellerimle diktim :) Sanırım butik pasta & kurabiye & cupcake yanına butik sepetide ekleyeceğim :) Çok bakındım ama yok illaki başka bir yerde eşi bulunmayan bir şey olsun diye kendi içimde diretince iş başa düştü. Yapım aşamasında çok keyif aldım. Uzun zamandır elime iğne & iplik almıyordum. Bir şeyler yaratmak ve ortaya çıkarmak kadar zevkli bir şey yok. Sepet olsun, kurabiyeler olsun sanki kendi çocuklarıma hazırlıyormuşçasına titizlikle ve özenle çalıştım. Kısaca önce kendim beğendim sonra kurabiye sepetimi teslim ettim. Bu arada pastalarıma biraz zorunlu ara verdim. Kızımın bir türlü düşmek bilmeyen sedimantason ve crp sonuçları nedeni ile ikinci tur ilaca başladık. Tahlillerimiz tekrarlanacak ve umuyorum ki bu sefer güzel sonuçlar alacağız. Doktorumuza göre de önemli bir durum yok ancak anne yüreği pek doktor vs dinlemiyor. Kısaca benden haberler şimdilik böyle.
Hepiniz Allaha emanet olun...
Tekrar görüşmek üzere...

22 Haziran 2009 Pazartesi

BURADAYIM

Aslında buradayım. Ancak işlerin yoğunluğu ile yazma, resim ekleme imkanı bulamıyorum. Biricik kızımın cumartesi doğum gününü nihayet kutladık. O kadar çok titizlendi ki aldığım en detaylı, en bitmek bilmeyen pasta siparişiydi :) Atlattığım ve kızım da mutlu olduğu için şimdi huzurluyum. Resimleri bir ara yükleyeceğim. Geçtiğimiz bu yoğun haftaya 3 adet pasta siparişinide ekleyerek kapattım çok şükür. Eğer blogumdan ses çıkmıyorsa hemen tarihe bakınız. Eğer ayın 10'u ile 25'i arasında günlerden bir gün ise bilin ki Nilhan KDV ve Muhtasar kayıtları ile cebelleşiyor tamda şimdi olduğu gibi. Herşey 24 'üne yetişmek zorunda. Bu arada unutmadan kurs müthiş bir keyifle devam ediyor. Çeşitler, tarifler en önemlisi lezzetim arttı :) İyi ki gidiyorum diyorum aksi halde böylesine leziz pastaları öğrenme imkanım kesinlikle olmayacaktı. Ustamdan da çok memnunum. Hiç çekinmeden sorduğum her tarife yanıt alıyor ve oldukça destekleniyorum. Buda beni mutlu etmekle kalmayıp kendime daha bir güvenmemi sağlıyor. Ev ortamında ve ev malzemeleri ile yapılmış ancak pastane pastaları kadar leziz ve şık pastalar ve çeşitleri artık hayal değil :) Yazıma burada son veriyor evraklarımın başına dönüyorum mecburen. KDV ve Muhtasar sonrası görüşmek üzere...

12 Haziran 2009 Cuma

TATİL PASTASI VE KIZGIN WİNX :)

İlk defa 3 katlı pasta yapınca ve renklerden yana çoşunca Winx pasta köşede gariban kaldı :) Ve gördüğünüz üzere bana ciddi ciddi kızdı :) Onu öylesine güzel prenseslere bıraktım ki eminim şimdi ait olduğu yerde keyfi yerine gelmiştir :)

ŞİMŞEK MCQUEEN


Şükür bugün cuma. Birazdan kızımın yanında olmak için işten ayrılacağım. Karne heyecanı bugün beni de sardı :) Sanki sonuçları e-veli sisteminden öğrenmiyormuşuz gibi :) Pasta Aşkı bu hafta dolu dolu çalıştı. Çalışmaya doyamadı...
Herkese sağlıklı, huzur dolu, mutlu bir hafta sonu diliyorum...

10 Haziran 2009 Çarşamba

YARIŞ ARABALI MUCİZE PASTA :)

Emel hanımın oğlu tatlı İbrahim'in yarış arabalı pastası. Ben ona mucize araba pastası adını takmayı uygun görüyorum. Daha önce bahsettim mi bilmiyorum ama pasta yaparken detaylarla çok uğraşıyorum bu bir. İkincisi gereğinden çok fazla temizlik takıntım var oda beni oyalıyor. Detay takıntım için fazla yorum yapmıyorum zira detay önemli konu bizi kremalı pastalardan ayıran tema ve detaylar zaten ama temizlik takıntımı ciddi biraz normale döndürmem gerekiyor. Eğer mutfakta o an bir şey yerinde durmuyor ise konsantre olamıyorum. Mesela un kavanozum masumane şekilde bir köşede duruyor ise hayır yerine kaldırmalıyım üstelik biraz sonra kullanacağımı bile bile... Herşey düzenli ve temiz olmalı. Lavaboda ben çalışırken tek bulaşık olmamalı, bulaşık sepeti yığın şeklinde durmamalı. Allahım gözüm takılıyor sonrada aklım :) Buda bana ciddi vakit kaybettiriyor aslında. Gördüğünüz pasta alt kat pandispanyasının pişmesi, kremalanması ve üstündeki araba ile birlikte kaplanıp gördüğünüz hale gelmesi herşey dahil tam 2 saat 15 dakikada oldu :) Kurs almaya başladıktan sonra tüm tariflerim değişti. Dolayısı ile araba pastada ölçü konusunda net hesap yapamamış olacağım ki üstteki pastamız 10 kişilik olacakken gözüme çok ufak göründü ve kendimce alt katı ekleme gereği gördüm. Keyifle ama ciddi zamanla yarışarak teslim ettim. Buradan tatlı İbrahim ve babası Serkan beye birlikte nice uzun yıllar diliyorum.

09 Haziran 2009 Salı

PASTA AŞKI SON HABERLER...

Bir festivali geride bıraktık derken şimdi de yeni bir organizasyona yelken açtık. Ofiste işler oldukça yoğun. Sıcaklar ise bir yandan müthiş bastırdı. Bu sene tatil bize pek gözükmüyor. O nedenle bu yazı en verimli şekilde geçirmek için kendimce planlar yaptım ve bazılarını uygulamaya geçirdim. Öncelikle artık pazar günlerim kurslarla geçecek. İzmir'in köklü ve ünlü bir pastanesinin baş ustası ile bire bir çalışma yapmaya başladık. Sanıyorum ustamın yıllar boyu edindiği tecrübeden bende nasibimi alacağım inşallah. Böylece Pasta Aşkı lezzetini, kalitesini ve görsel sunumunu kat kat arttıracak. Aslında kafamda öylesine güzel ve özgün tasarımlar var ki ama çalışıyor olmak bu tasarımları hayata geçirmek için ciddi anlamda engel teşkil ediyor. Ofisim evime oldukça uzak. Yolda çok vakit kaybediyorum. Ofisten çıkışım 18:00 gibi ise evime varışım nereden baksanız en az 19:30 oluyor. Herşey taze olmalı saplantımı biraz esnetemiyor ve pandispanyasından tutun, kremasına kadar herşeyi taze olsun diye pastayı kaplama dahil neredeyse aynı gün içinde hazırlıyorum. Günlerden hafta içi olunca hali ile ayaklar ve eller bir pabuca giriyor :) Ama ben herşeye rağmen hayatımdan, tempomdan hatta yorgunluğumdan bile keyif alıyorum. Mutluyum. İnanıyorum ki geçireceğim eğitim neticesinde klasiklerin dışında çok daha farklı pandispanya ve krema çeşitleri ile müşterilerime farklı alternatifler sunabileceğim. Buda bu haftanın müjdeli haberi olsun blog dostlarıma. Ekteki pastalar (ben bir tanesine son dakika pastası diyorum :) Kaplaması hiç mühim değil yeterki pasta olsun ve üstünde 3-5 yaprak olsun ama ne olursa olsun yarın elimizde olsun diyen, bunu dediğinde saat gece onbiri gösteren müşterim için hazırlandı. Bir başkası tatlı Sara'nın, bir diğeri ise yakışıklı olduğunu tahmin ettiğim İbrahim içindi. Birazdan evimin yolunu tuttup detaylarını son kez gözden geçireceğim yarış arabası temalı pastamızı teslim edeceğim. Bugün hiç uyumadan işe gelmiştim. Sanırım bu akşam yine geç saate kadar uyku yok :) Çok şükür uykuyu pek sevmeyen bir insanım. Aksi halde dayanmam mümkün olmazdı herhalde. Evet şimdi çeneyi bırakıp resimleri ekliyorum ve unutmadan Pasta Tasarım Nesrin hanıma sevgilerimi gönderiyorum. Olumsuz niyetlerle davranmayıp, tüm güzelliği ile figürlerin ve pastaların detaylı resmini çekip yayınladığı için. Hatta bir çok blog sahibinede aynı şekilde teşekkür ediyorum. Kendimizi geliştirmemize katkıda bulunuyorsunuz...Bir teşekkürde sevgili Pastanbul-Didem'e. Ne söylesem kelimeler anlamsız kalacak. Sadece yüreğimin derinliklerinde hissedebiliyorum. Ağzımdan da çıksın istemiyorum aslında. Öylece saf, temiz duygular dursun orada. Bileyim ki o derinde sıcacık bir sevgi var :)
Hepiniz sağlıcakla ve huzurla kalın...


Not : Sanırım artık profesyonel bir fotoğraf makinası alma zamanı geldi !

05 Haziran 2009 Cuma

PASTA AŞKI'NDAN MUTLULUK DOLU SATIRLAR...



Oldukça heyecanlandığım, keyif aldığım, duygulandığım, gözlerimin zaman zaman dolduğu hatta ağlamamak için bazen dudaklarımı ısırdığım bunların yanı sıra yeni insanlarla tanıştığım, güzel kontaklar kurduğum anlamlı bir gündü benim için. Tadı hala damağımda. Sanırım yaşadığımız anları ne kızım Ecem nede ben unutabileceğim. Anne-kız bizim için harika bir duygu tecrübesiydi. Öncelikle 500 kurabiye sayısı için oldukça tedirgin olmama rağmen anladım ki 1000 kurabiye için bile evim-mutfağım-fırınım müsaitmiş :) Buda demektir ki daha bir çok etkinlikte desteğe ihtiyaç duyan çocuklar için kurabiye yapacağız bol bol. Her birinin üstünü zevkle süsledim. Ama özellikle görme özürlü çocuklar için yaptığım kurabiyeler hem çocuklar, hem anneleri, hem de TURGOK derneği tarafından çok beğenildi. Diğer çocuklar kurabiyelerini kendileri seçerken bizim çocuklarımızda kurabiyelerini önce okumalı, yanına iliştirilmiş Braille alfabesi ile yazılmış mesajlı kartlardan mutluluk duymalı, sonrada yemeliler diye düşünmüştüm. Doğru bir kararmış. Her birinin üstüne Braille alfabesinden harfler uyguladım. Çocuklar her bir kurabiyeyi ellerine alarak üstlerindeki harflerden kendi isimlerini oluşturdular, yanlarına iliştirdiğim yine Braille alfabesi ile yazılmış iyi dilek mesajlarını okuyup mutlu oldular ve bu kurabiyeleri yemeye kıyamadılar :) O anki sevinçleri, mutlulukları her şeye değerdi. Çocukların bu sevinci anneleri de oldukça mutlu etti ve zincirleme hepimiz kısaca çok mutlu olduk. Çocukların delice eğlendiği, görme özürlü çocukların ise kendini diğer çocuklarla el ele bulduğu bir organizasyon oldu. Fotoğraf makinemin azizliğine uğradığım için elimde 2-3 fotoğraf var. Diğer fotoğraflarımı komşu sponsor firma sahibemin bana ulaştırmasını heyecanla bekliyorum. Ulaştığında yine sizlerle paylaşırım. Şimdi görme özürlü çocuklarla kendi aramızda yapacağımız kutlamayı heyecanla bekliyorum.

01 Haziran 2009 Pazartesi

HEP BERABER ENGELLERİ KALDIRALIM...


Şimdi sizlerden rica ediyorum sadece beş dakika için gözlerinizi kapatırmısınız ? Evet yanlış okumadınız sadece beş dakika için gözlerinizi lütfen kapatın.
Sanıyorum beş dakika dahi tahammül edemediniz değilmi ? Aslında bu dünya tatlısı çocukların yine öylesine dünya tatlısı anneleri var ki inanın bizim gördüğümüzden çok daha güzel şeyler görüyor ve doya doya bunu hissediyorlar.
Haftasonu bu harika çocuklarla tanışıp, sohbet etme şansını yakaladım. Ve duygularımı sizlere tarif etmem mümkün değil. Pınar, Beril, Damla ve Ege her biri birbirinden akıllı, sorgulayan, düşünen, bilinçli çocuklar. Belki sadece görme yetenekleri yok ancak onun yerine öylesine yetenekler edinmişler ve kendilerini öylesine güzel yetiştirmişler ki herbiri ile ayrı ayrı gurur duydum. Yılın annesi olmaya aday, fedakar ama bir o kadar çocukları için pozitif anneleri hatta birde babacığı görünce inanın kendi anneliğimi sorguladım iki gün boyunca. Sağlıklı çocuklara sahip olmak ve onlara annelik-babalık yapmak aslında ne kadar kolay ! Bu tatlı afacanların anneleri ve babaları ile aralarındaki bağ hiç birşeye benzemiyor. Sanki bizlerin yaşadığından çok daha farklı, anlamlı ve derin.
Kısaca 4 Haziran Perşembe günü yanımda kızım ve oğlum, bu tatlı afacanlarla beraber vakit geçiriyor ve eğleniyor olacağız inşallah. Nilhan olarak yüreğimi ve sevgimi, Pasta Aşkı olarak birbirinden sevimli kurabiyelerimi festivale katılan herkese sunacağım. Bir noktayı bin nokta yapma zamanı çoktan geldi. Sizler uzakta olabilirsiniz ama minicikte olsa yapacağınız yardımlar bu çocukların kendilerini dahada geliştirmesi, bu dünyaya daha sıkı tutunması adına Görme Özürlüler Kitaplığında bir kitap olarak yerini alacak.
Haydi bakalım bütün engelleri kaldıralım. Ama önce beynimizde...Zira gerisi kendiliğinden gelecek...